ARTIK İSKENDERUN KÖRFEZİ’NE BİR ŞEHİR HASTANESİ KURULMALI

Published on:  /   Son güncellenme  /   Yorum yapılmamış

 

Aslında bugünlerde branşımız olan ekonomide dolar, borsa, altın ve diğer yatırım enstrümanlarının istikametine ilişkin, yatırım amaçlı olmasa bile, değerlendirmelerde bulunmak isterdim…

Ancak koronavirüsle mücadele süreci dolayısıyla halk sağlığı her şeyin üzerinde…

Halkımızdan gelen ve eksikliği çok hissedilen bir talebi bugün gündeme taşımak istedik…

Bu yıl tarihin akışını değiştirecek korona hayatı esir aldı.

Allah göstermesin, gelecek yıllarda da insanlığın başına başka bir salgın hastalık belasını sarabilirler…

Sağlık yoksa, yaşam flulaşıyor, hayat solup gidiyor.

Tüm dünyayı etkisi altına alan ve hayatı stop ettiren koronavirüs salgınıyla birlikte ‘Şehir Hastaneleri’ “iyi ki kurulmuş” dedirtti.

Her düşünceye saygımız var…

Ama koronavirüs süreci tüm dünyada bir gerçeği ortaya çıkardı:

Türkiye’nin sağlık altyapısı, son yıllarda yapılan reformlarla Amerika ve Avrupa ile başa baş yarışacak düzeyde…

Bu bakımdan her zaman önce sağlık ve devlet eliyle sağlık yatırımları diyoruz…

İskenderun Körfezi, ağır sanayi bölgesi…

Ağır sanayi dolayısıyla İskenderun ve çevresinde, hastalık potansiyeli diğer şehirlere nazaran daha fazla…

Sağlıklı ve güzel bir yaşam herkesin hakkıdır.

Hatay’da bir şehir hastanesi mevcut değil…

Antakya’da 750 yataklı Hatay Devlet Hastanesi ve MKÜ Tıp Fakültesi Hastanesi iyi standartlarda sağlık hizmeti sunuyor.

Ağır sanayi tesislerinin bulunduğu İskenderun Körfezi’ndeki hastanelere mercek tutalım…

Körfez’de herhangi bir tıp fakültesi hastanesi bulunmuyor.

İskenderun Devlet Hastanesi (Eski SSK Hastanesi) ve Yeni İskenderun Devlet Hastanesi (Numune Mahallesi’ndeki) sadece İskenderun’a değil; Erzin, Payas, Dörtyol, Belen, Arsuz, Kumlu gibi 6-7 ilçeye sağlık hizmeti sunuyor.

Her iki hastane de, çok kaliteli hekim ve özverili sağlık çalışanı kadrosuna sahip…

Hastaneler her gün hasta akınına uğruyor.

Korona’dan tedavi amaçlı yatan hastalardan ötürü, diğer branşların yatak sayısı azalıyor, kapasite yetmiyor.

İskenderun’daki her iki devlet hastanesinde de ‘Gastroenteroloji uzmanı’ yok…

Beyin cerrahı alanında sadece 2 uzman var…

Onların da hasta yoğunluğundan başlarını kaşımaya vakitleri yok…

Bazı branşlarda da doktor eksikliği hissediliyor.

Eski SSK Hastanesi adıyla bilinen İskenderun Devlet Hastanesi’nin fiziki koşulları modern bir hastane fotoğrafından uzak…

Fi tarihinden kalma hastane, kapasitesinin üzerinde sağlık hizmeti sunmaya çalışıyor.

 “Eski SSK Hastanesi depreme dayanıklı mı, dayanıklılık testi var mı?” gibi soruların da, kamuoyunda zaman zaman tartışmaya açıldığını da hatırlatalım.

Ortada su götürmez bir gerçek var…

İskenderun Körfezi’ne yepyeni bir ŞEHİR HASTANESİ kurulmalı ve tüm Hatay halkı, altın standartlarda sağlık hizmeti almalı.

Hatay insanı bunu fazlasıyla hak ediyor.

İlimizde ciddi oranda Suriyeli sığınmacı nüfusu olduğunu, sanayi, barış ve medeniyet şehri Hatay’ın Ortadoğu’nun en stratejik illerinden biri olduğu gerçeğini de hesaba katarsak, şehir hastanesinin önemi daha iyi anlaşılacaktır.

Üstüne üstlük yaz mevsiminde Osmaniye ve Gaziantep olmak üzere çevre illerden de hafta sonu tatil amaçlı İskenderun ve Arsuz’a gelen çok sayıda misafir var.

Yazın körfezin nüfus yoğunluğu artıyor.

İskenderun, Arsuz, Belen, Payas, Dörtyol ve Erzin’den hala ciddi rahatsızlıklarda Antakya ve Adana’nın yollarını aşındıran, derdine derman arayan pek çok hasta ve yakını var.

Allah yardımcıları olsun tüm hastalarımızın ve yakınlarının…

Kurulacak modern bir şehir hastanesi, bölgeyi sağlık üssü yapar.

Hasta ve yakınlarının memnuniyetini artırmada model oluşturur.

Hatay’da artık sağlıkta çıta yükselmeli…

Kategori:
Etiketler:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>